Genetiği Değiştirilmiş Gıdalar Güvenli Midir?

Kime sorduğunuza bağı olarak, genetiği değiştirilmiş gıdalar hakkında büyük farklar gösteren görüşler bulursunuz. Öyleyse; tüketilmeleri güvenli mi, yoksa değil mi?
Genetiği Değiştirilmiş Gıdalar Güvenli Midir?

Son Güncelleme: 03 Mart, 2021

Genetiği değiştirilmiş gıdalar satılması çok fazla tartışmaya yol açmaktadır. Bu tartışmaya neden olan ana sorun, insanların genellikle konu hakkında çok fazla bilgiye sahip olmamasıdır. Bu yiyecekler yüksek kaliteli midir, ve yenmeleri güvenli midir? Onlar hakkında bilmeniz gerekenler nelerdir?

Tüm bu ürünler kesinlikle yeterince sağlıklıdır. Bununla birlikte, bazı insanlar, bunların faydaları hakkındaki inançları söz konusu olduğunda gıdaların kökenleri hakkında endişeli olabilirler. Peki, bunlar aslında nedir? Genetiği değiştirilmiş bir ürün, bir kişinin genetik olarak değiştirdiği bir üründür. Başka bir deyişle, birisi gıdanın genetik materyalini doğal olarak oluşmayan bir şekilde değiştirmiştir.

Genetiği değiştirilmiş bir tahıl türü.

Uzmanlar bu süreci biyoteknoloji üzerinden yürütmektedir. Bu teknikler, söz konusu nesnenin genetik manipülasyonuna olanak tanır. Örneğin, gıdalardaki belirli besinlerin miktarlarını azaltabilir, arttırabilir ya da değiştirebilirler. Alternatif olarak, yiyeceklere hastalıkların önlenmesi için faydalı özellikler de ekleyebilirler.

Genetiği Değiştirilmiş Gıdalar İle İlgili Mevzuat

Avrupa’da, 1829/2003 ve R641/2004 düzenlemeleri bu tür yiyecekleri yönetmektedir. Spesifik olarak, insan tüketimi için genetiği değiştirilmiş gıdaları ve hayvan yemlerini kapsarlar. Bir kuruluş, genetiği değiştirilmiş gıdalar satmaya başlamak istediğinde, şunları garanti etmelidir:

  • Güvenlidir ve sağlık üzerinde olumsuz bir etkisi yoktur.
  • Tüketiciyi hata yapmaya teşvik etmez.
  • Şirketin yerine kullanmayı düşündüğü gıdalardan hiçbir farkı yoktur. Spesifik olarak, normal tüketiminin beslenme açısından tüketici üzerinde olumsuz bir etkisi olmamalıdır.

Bunlar, tüm Avrupalı gıda üreticilerinin karşılaması gereken koşullardır. Bununla birlikte, satıcıların satışa başlamadan önce bunları başka bir prosedür kullanarak ibraz etmeleri gerekir. Bu ikinci sürecin aşamaları aşağıdaki gibidir:

  • Şirket talebi ibraz eder.
  • EFSA, ürünün risk seviyesini değerlendirir.
  • Teklif Avrupa Komisyonu’na sunulur.
  • Üye devletler oylama yapar.
  • Komisyon ürünü yetkilendirir ve ardından gözlemler.

Ürün tüm bu aşamalardan geçtikten sonra, hükumet üye ülkeler arasında satışına izin verir. AB Direktifi 2015/415 uyarınca, ülkeler tek başlarına ürünün geliştirilmesini yasaklayabilir ya da buna izin verebilir. İspanya bu ürünlere sadece genel bir şekilde izin vermek ile kalmaz, aynı zamanda Avrupa’daki ana ihracatçılarından biridir.

Market alışverişi yapan bir kadın.

Etiketleme

1830/2003 Sayılı Yönetmeliğe (CW) göre, yüzde 0,9’undan fazlası genetiği değiştirilmiş organizma içeren gıdaların özel bir etikete sahip olması gerekir. Bu etikette, “Bu ürün genetiği değiştirilmiş organizmalar içerir,” yazmalıdır. Alternatif olarak, “Bu ürün, genetiği değiştirilmiş (organizmaların adları) içerir,” yazan etiketler de görebilirsiniz.

Yönetmelik, genetiği değiştirilmiş gıdalar içeren tüm ürünlerin bu etiketlemeye sahip olması gerekmediğini açıkça ortaya koymaktadır. Şirketlerin genetiği değiştirilmiş yardımcı teknoloji yardımı ile ürettikleri ürünlerin bu gereksinimi karşılamasına gerek yoktur. İnsanların genetiği değiştirilmiş yem ile beslenen hayvanlardan yaptıkları ürünler de bu yönetmelikten muaftır.

Genetiği Değiştirilmiş Gıdalar: Güvenli Midir?

Avrupa Birliğinin satışına izin verdiği tüm yiyeceklerin onaylanması gerekir. Uzmanlar, onları yemenin güvenli olduğunu garanti edebilmek için gıdaları testlere gönderir. Çevre örgütü Greenpeace, bu tür ürünlerin en ateşli muhaliflerinden biridir. Bu belgede genetiği değiştirilmiş gıdalara karşı argümanlarını ortaya koymaktadırlar.

Besin Değeri

İnsanlar bu yiyecekleri değiştirmek için genetik manipülasyon tekniklerini uygulayabilirler. Gıdalardaki belirli besin maddelerinin sayısını azaltabilir, arttırabilir ya da değiştirebilirler. Bunun bazı örnekleri:

  • Altın pirinç: Bu ürün, ona daha yüksek bir beta-karoten ve demir içeriği sağlayan yedi farklı sebze türüne sahiptir. Bunlar, anemi ve körlüğün önlenmesi ve yönetimi için iyidir. Bu gibi hastalıklar dünyanın bazı bölgelerinde endemik durumlardır. Şirketler henüz bu ürünü dünyanın hiçbir yerinde satmamaktadır, ancak bazıları bunu yakında yapmaya başlamayı planlamaktadır.
  • Çok besinli mısır: bu mısır çeşidini Lleida Üniversitesinden araştırmacılar geliştirmiştir. Geleneksel mısırdan yaklaşık 170 tane fazla beta-karoten içerir. Bunun dışında daha fazla C ve B9 vitamini içerir. Bu mısır, içeriğini aynı anda üç farklı vitamin ile güçlendirebilen genetiği değiştirilmiş tek bitkidir. Bu mısırın yaklaşık 200 gramlık bir kısmı, bir kişinin bir günde ihtiyaç duyduğu tüm A vitaminini içerir.

Güncel Gelişmeler

Avrupa Birliği çeşitli genetiği değiştirilmiş gıdaları satış için halihazırda onaylamıştır. Örneğin şu anda şirketler, 29 farklı türde mısır satabilmektedir. Bunun dışında, genetiği değiştirilmiş bir patates, bir şeker pancarı ve üç kolzayı onayladılar. Sekiz farklı pamuk türü ve yedi farklı soya fasulyesi de bu listede yer almaktadır. Amerika Birleşik Devletlerinde ise yetkililer bu tür ürünlere karşı daha yumuşak davranmaktadır. Genetiği değiştirilmiş somon balığı tüketimine bile izin veriyorlar.

Son olarak, tüketicileri dikkate almalıyız. Çoğu, çeşitli nedenlerle bu tür ürünler konusunda biraz tereddüt ediyor. Medya ve ekolojik gruplar da kafamızı karıştırdı. Diğerleri ise etiketleme nedeniyle emin olmayabilir. Etik nedenlerden, özellikle hayvanlarla ilgili nedenlerden, dolayı bu ürünleri yemekte tereddüt eden insanlar da var.

İlgini çekebilir ...
Makro Besinler: Katkı ve Sınıflandırmalar
Fit PeopleRead it in Fit People
Makro Besinler: Katkı ve Sınıflandırmalar

Diğerlerinden daha fazla miktarda ihtiyaç duyduğumuz bir besin grubu olduğunu biliyor muydunuz? Bundan sonra makro besinler hakkında bilgi vereceğiz.



  • Directiva 2001/18/CE del Parlamento Europeo y del Consejo, de 12 de marzo de 2001, sobre la liberación intencional en el medio ambiente de organismos modificados genéticamente y por la que se deroga la Directiva 90/220/CEE del Consejo
  • REGLAMENTO (CE) No 1829/2003 DEL PARLAMENTO EUROPEO Y DEL CONSEJO de 22 de septiembre de 2003 sobre alimentos y piensos modificados genéticamente.
  • REGLAMENTO DE EJECUCION (UE)N O 503/2013 DE LA COMISIÓN relativo a las solicitudes de autorización de alimentos y piensos modificados genéticamente de conformidad con el Reglamento (CE) o 1829/2003 del Parlamento Europeo y del Consejo y por el que se modifican el Reglamento (CE) n o 641/ 2004 y el Reglamento (CE) n o 1981/2006.
  • DIRECTIVA (UE) 2015/412 DEL PARLAMENTO EUROPEO Y DEL CONSEJO de 11 de marzo de 2015 por la que se modifica la Directiva 2001/18/CE en lo que respecta a la posibilidad de que los Estados miembros restrinjan o prohíban el cultivo de organismos modificados genéticamente (OMG) en su territorio.
  • REGLAMENTO (CE) No 1830/2003 DEL PARLAMENTO EUROPEO Y DEL CONSEJO de 22 de septiembre de 2003 relativo a la trazabilidad y al etiquetado de organismos modificados genéticamente y a la trazabilidad de los alimentos y piensos producidos a partir de éstos, y por el que se modifica la Directiva 2001/18/CE.
  • Estudio cuantifica los costes de la no comercialización del arroz dorado en India ‹ Fundación Antama. (2016). Fundación-antama.org. From http://fundacion-antama.org/estudio-cuantificalos-costes-de-la-no-comercializacion-del-arroz-dorado-en-india/
  • Plantas modificadas genéticamente para luchar contra la desnutrición ‹ Fundación Antama. (2016). Fundacion-antama.org. From http://fundacion-antama.org/plantas-transgenicas-paraluchar-contra-la-desnutricion/