Fitness Yolculuğu ve Onu Mahvedebilecek 6 Beslenme Efsanesi

Hiç kilo almaktan korktuğunuz için makarna yemeyi bıraktığınız oldu mu? Ya size bu düşüncenin ve diğer birkaç benzerinin hiç bir bilimsel temeli olmadığını söyleseydik? Bugünkü makalemizde, muhtemelen daha önce duymuş olduğunuz bazı yaygın beslenme mitlerini çürüteceğiz. Fitness yolculuğunuzu olması gerekenden daha karmaşık hale getirmeyin!
Fitness Yolculuğu ve Onu Mahvedebilecek 6 Beslenme Efsanesi

Son Güncelleme: 30 Ocak, 2021

Sizce de kahvaltı günün en önemli öğünü ve akşam yemeğinde karbonhidrat yemek sizi şişmanlatıyor mu? Medyada, içerisinde olduğunuz fitness yolculuğu ve beslenme konusu ile ilgili kaç tane yarı gerçek bilgi okudunuz veya duydunuz? Etrafımıza doluşmuş ve hiçbir bilimsel temeli olmayan birçok beslenme efsanesi vardır. İşte en yaygın olanlardan bazıları!

Fitness yolculuğu için en sık duyduğumuz beslenme efsaneleri

1. Akşam yemeğinde karbonhidrat yemek kilo almanıza neden olur mu?

Bu teoriyi destekleyen temel argümanlardan bazıları, metabolizmanızın uyku sırasında tamamen durduğu üzerine kurulu. Ve geceleri karbonhidrat tüketmek gibi bir davranışın vücudunuz için kötü olduğu düşünülüyor. Bununla birlikte, bilimin bunun hakkında ne söylediğini biliyor musunuz?

Başlangıç ​​olarak, siz uyurken metabolizmanız aniden ve tamamen durmaz. Aslında, bu konu ile ilgili yürütülmüş bir çalışmada, araştırmacılar, zayıf insanların, uyudukları esnada, uyanıkken olduğundan daha fazla kalori yaktıklarını buldular. Bu, bazı insanlar için uyurken metabolizmalarının hızlandığı anlamına geliyor.

Yayılmış olan yarı gerçeklerden bir diğeri de karbonhidratların o anda kullanılmazlarsa yağ olarak birikmesidir ki bu da doğru değildir.

Karbonhidratların enerji için kullanıldığını bilmek önemlidir. Bu işlev için gerekli olmadıklarında vücut bunları kas ve karaciğerde glikojen formunda depolar. Ancak bu organların ikisi de dolu olduğunda, karbonhidratlar yağ şeklinde depolanır.

Son olarak, karbonhidratların geceleri tüketilmesi de aslında sizin için kötü değildir. Aksine, açlık hissini azaltmaya yardımcı olabilir ve bu nedenle kilo verme sürecini teşvik de edebilirler.

2. Fitness yolculuğu sırasında günün en önemli öğünü kahvaltı mı?

Bu ifade, gıda endüstrisinden, özellikle de tahıllardan ileri geliyor. Farklı çalışmalar ve araştırmacılar, kahvaltı yapmaya alışkın olmayan birinin bunu yapmaya başladığında kilolarının arttığını belirtmişlerdir.

Fitness yolculuğu için güzel öneriler.

3. Yemek sayısı, beslenme efsanelerinden bir diğeri

Günde beş öğün yemek fikri yaygındır. Burada doğru olan nedir? Farklı sayıda alımla kalori alımını değerlendiren çalışmalar yapılmıştır ve araştırmacılar daha fazla sayıda öğün yapmanın doğasında hiçbir avantaj bulamamıştır. Kendi zevklerinize ve özelliklerinize bağlı olarak, günde daha fazla yemek yiyen insanlar iki farklı tepki gösterebilir:

Bir yandan, her gün birkaç kez yemek yiyerek açlığı daha iyi kontrol edenler var.

Öte yandan, günde iki veya üç öğünden memnun olan insanlar var. Bu durumlarda, yeni öğünler eklemek gün boyunca duygusal yeme davranışını ve kilo alınması durumunuartırabilir.

Ayrıca bu ara öğünlerin piyasadaki atıştırmalıklardan olması, bu konu ile ilgili olmayan, eğitimsiz veya bilgisiz kişilerin işlenmiş ve sağlıksız yiyecekleri tercih etme olasılığını artırmaktadır.

Günde daha fazla yemek yemeyi denemeniz gerekip gerekmediğini merak ediyorsanız, günde kaç kez acıktığınızı düşünün. Bunu düşünürseniz, vücudunuz için en iyi seçimi yapabileceksiniz.

4. Fitness yolculuğu süresince önerilen günlük alım miktarı

Genel beslenme önerileri, özellikle mikro besinler açısından son derece keyfi bir biçimde ortaya konuluyor. Başvurulan kaynağa bağlı olarak, bazı değerleri veya bu değerlerin yanındaki diğer bilgileri de bulabiliriz. Tıpkı laboratuvardan diğerine değişen analitik aralıkların standartlaştırılmaması gibi, herhangi bir kişi için önerilen günlük alım miktarlarında da aslında bir standartlaştırma yoktur.

Örnek olarak, önerilen C vitamini seviyeleri, bu vitaminin eksikliğinden kaynaklanan bir hastalık olan skorbütü önleyen seviyelerdir. İnsanların sağlık durumları rutin beslenme analizinde pek de fazla düşünülmediği gibi, her bir kişinin vücudunda hangi maddelerin emiliminin ne kadar olduğu da hesaba katılmaz. Bu anlamda, bahsettiğimiz bu konsepte önem vermek, toplumda beslenme ile ilgili mitlerin varlığına da katkı sağlar!

Önerilen alım miktarınızı öğrenmek için en iyi seçeneğiniz bir beslenme uzmanına danışmaktır. Fiziksel durumunuzu değerlendirmeli ve sadece sizin için hazırlanmış kişiselleştirilmiş bir plan sağlamalıdırlar.

5. Her şeyden biraz yemelisiniz

Televizyonda görülen reklamların çoğu işlenmiş gıdaların tüketimini teşvik ediyor. Sağlıklı beslenmenin temeli olan meyve, sebze veya balık tüketimini teşvik eden bir reklam bulmak ise nadir bir durum halini aldı.

Kesinlikle en sağlıksız ürünlerin tanıtımları arasında, sağlıklı bir yaşam tarzı bağlamında, sorumlu tüketime ilişkin ifadeler bulmak da yaygın bir durum oldu. Bu mesajlar, işlenmiş gıda ve alkol endüstrileri tarafından yaygın olarak kullanılmaktadır.

Abur cuburun beslenme düzenimizdeki yeri.

Örneğin, herkes alkolün tavsiye edilmediğini bilir, ancak alkolün reklamının yapılmasını veya sorumlu tüketim ile ilgili mesajlar vermesini engellemez. İdeal olarak, yapılabilecek en iyi şey, tüketimini tamamen hayatınızdan çıkarmak olacaktır.

6. En yaygın beslenme efsanelerinden biri olan kalori

Bu son derece yaygın efsane, vücudumuza ve onun enerji ihtiyaçlarına dayanmaktadır. Bu konseptin savunucuları, beslenme alışkanlıkları anlamında en önemli olan şeyin günde tüketilen kalori miktarı olduğunu belirtiyorlar.

Gerçek şu ki, tüm kaloriler eşit şekilde değiller. Yemekler, aldığımız kaloriden çok daha fazlasını ifade ediyorlar! Elbette kalori hesaplarının hayatımızda yeri var ama yemeklerin bize sundukları mineraller, vitaminler ve hatta hisler de var. Bir elmadan alınan kalori sodadan alınan kalori ile aynı değildir.

Bu ifade aynı zamanda gıdanın doyuruculuk faktörünü de hesaba katmaz. Sonuçta, biz yemek yerken, açlık duygumuzu bastırmak amacıyla yiyoruz!

Kahvaltıda iki portakalın suyunu tüketirseniz, muhtemelen bir dilim kızarmış ekmek ve yanında da diğer besinlerden ekleyeceksiniz. Öte yandan, muhtemelen, iki tane portakal yeseniz, bunların yanında normal kahvaltınızın geri kalanını yemekte zorlanacaksınız. İsterseniz kendiniz de deneyin ve görün! Gerçek kalori sayısından ziyade tükettiğimiz yiyeceklerin hacmi, sizi tok hissettirecek esas şeydir.

Kısacası, bu yaygın beslenme mitleri, belirli sektörlerdeki endüstrilerin ürünlerini pazarda konumlandırmak için yarattıkları yanlış bilgi ve kafa karışıklığından kaynaklanmaktadır. Daha iyi bir yaşam kalitesi elde etmek için dikkatli olmalı ve vücudumuz için en iyi olanı bilmeliyiz.

İlginizi çekebilir ...
Metabolizmanızı Hızlandıracak 3 Harika Yiyecek
Fit People
sayfasında okuyun Fit People
Metabolizmanızı Hızlandıracak 3 Harika Yiyecek

Metabolizmanızı hızlandıracak üç lezzetli besini keşfedin. Kilo vermek ve metabolizmanızı hızlandırmak istiyorsanız bu makale tam size göre.



  • Zhang0 K, Sun M et al. Sleeping metabolic rate in relation to body mass index and body composition. 2002. International journal of obesity, 26(3), 376.
  • Sofer S, Eliraz A et al. Greater weight loss and hormonal changes after 6 months diet with carbohydrates eaten mostly at dinner. 2011. Obesity, 19(10), 2006-2014
  • Sievert K, Hussain S et al. Effect of breakfast on weight and energy intake: systematic review and meta-analysis of randomised controlled trials. 2019. BMJ, 364, 142.
  • Leidy HJ, Campbell WW. The effect of eating frequency on appetite control and food intake: brief synopsis of controlled feeding studies. 2010. The Journal of nutrition, 141(1), 154-157
  • Murakami K, Livingstone MBE. Eating frequency is positively associated with overweight and central obesity in US adults. 2015. The Journal of nutrition, 145(12), 2715-2724
  • Aljuraiban GS, Chan Q et al. The impact of eating frequency and time of intake on nutrient quality and body mass index: the INTERMAP study, a population-based study. 2015. Journal of the Academy of Nutrition and Dietetics, 115(4), 528-536

Bu yayının içeriği bilgilendirme amaçlı yazılmıştır. Hiçbir zaman bir uzmanın teşhislerini, tedavilerini veya tavsiyelerini kolaylaştırmaz veya onların yerine geçmezler. Herhangi bir şüpheniz varsa güvendiğiniz uzmanınıza danışın ve herhangi bir işleme başlamadan önce onayını alın.